Kalıcı Eğitim Kurumları

İpekyolu Asya Derneği’nin en temel hedeflerinden biri, İpekyolu coğrafyasının çocuklarına daha yakın olmak, Anadolu’da da kardeşleri olduğunu onlara hissettirmek. Ben de okumak istiyorum diyen herkesin, her çocuğun elinden tutmak, onlara imkânlar sunup, umutlarını beslemek. Bu amaçla, çocukların, gençlerin huzurla yaşayabileceği, geleceğe hazırlanabileceği öğrenci yurtları inşa ediyoruz. Bu bölgelerde yaşayan insanların kendi imkanlarıyla hizmete sunduğu veya Türkiye’den giden hayırseverler tarafından yaptırılan yurtların faaliyetlerine destek veriyor, nevresiminden perdesine, halısından mobilyasına her türlü ihtiyacını karşılıyoruz. Siz de bir tuğla koyabilir, bir kilim serebilirsiniz.

 
Her öğrencinin yeri yurdu olsun
Yokluktan gelenler İmkânları sınırlı öğrencilerin derslerini hazırlayabileceği; okuduğunu, bildiğini huzur içinde yaşayabileceği,  yurtlara olan ihtiyacı iyi bilir. Mum ışığında çalışanları, yorganın altında ders hazırlayanları hep duyduk, dinledik. Oralarda az sayıda da olsa imkânı olanlar,  çekik gözlü gönlü iman ile dolu kendi jiğitlerine, bikelerine yurtlar yapıyorlar. Hayır, müesseseleri kuruyorlar. İpekyolu Asya Derneği olarak bölgede ki bu hayırseverlerin kurduğu müesseselerinin faaliyetlerine destekçi olmaya, nevresiminden-perdesine, halısından mobilyasına her türlü ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Daha çok çocuğun okuması, daha çok yere ulaşılması için bir tuğlada siz koyabilirsiniz.
 
  
  ''Dört yıl, dört ay, dört gün...''
Osmanlı ahalisinin titizlikle yerine getirdiği güzel bir gelenek vardı. Çocuklar dört yıl, dört ay, dört günlük olduğunda, konu komşunun da iştirakiyle büyük bir merâsim yapılırdı. Şenlik havasında geçen ve adına “Âmin Alayı” denen bu merasimle çocuklar hocaya götürülür, rahle başına oturtulur, eğitim öğretim başlamış olurdu. Biz de bu gelenekten aldığımız ilhamla, anaokulları yapmak, İpekyolu çocuklarının eğitimlerine mümkün olduğunca erken başlamak için kolları sıvadık. Hong Kong’da Enderun, Kazakistan’da Destur, Kırgızistan’da Gülistan gibi onlarca ana okulunda dört dörtlük çocuklarımız, hem oynuyor, hem okuyorlar. Farklı iklimlerde büyüyen bu çocuklara Hz Allah’ın adını, Kitab’ını, Peygamber Efendimiz’in sünnetlerini anlatıyor, yaşadıkları toplumun kültürlerini en doğru şekilde kavrayabilmeleri için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Çünkü bize, ağacın ancak yaşken eğilebileceği, eğilmesi gerektiği öğretildi. Sizlerin desteğiyle açacağımız yeni anaokulları sayesinde bu ulvî yolda daha çok çocuğa hizmet edecek, daha çok duanın gölgesinde ilerleyeceğiz.


Biliyoruz ve inanıyoruz. Kur’an olmazsa, her şey eksik kalır. Bu inancımız ve bilincimiz fehvasınca yaklaşıyoruz İpekyolu talebesi olan genclere. Gerek ulkemizde, gerekse İpekyolu coğrafyasında actığımız, acılmasına destek olduğumuz Kur’an Kursları ile dinimizi farzları, vacipleri, sunnetleriyle en doğru şekilde oğretmeyi hedefliyoruz. Kur’an “hal”iyle hallenmeleri icin cabalamak, bizim icin en buyuk şeref. Bizi en cok uzen ise, ulaşamadığımız ne kadar cok cocuk, tutamadığımız ne kadar cok el olduğunu bilmek, gormek. Yeni acılan Kurslarımızda, Hz. Allah’ın adı beş vakit yankılanıyor, yankılanacak. Kalpler sadece onun nuruyla atacak. Her birimiz, imkanı nispetinde bu işe sahip cıkabilir. Kimi bir Kuran Kursu inşa edebilir, kimi bir tuğla koyabilir, kimi de bir tası corba bağışlayabilir. Yardımlarınız niteliği ve niceliğinden once, sizin varlığınıza, yanımızda olmanıza ihtiyacımız olduğunu ifade etmek isteriz. Kapımız daima size acık. Yeter ki gelip, “sizinleyiz” deyin. Gelin, yapacağınız kucucuk bir yardımın, hic bilmediğniz bir coğrafyada, hic tanımadığınız insanların, hic bilmediğiniz dillerinde nasıl bir duaya donuştuğune şahit olun. 
 
 ''Yetimi kendine yakın tut. Başını elinle okşa ve onu sofrana oturt. Böyle yaparsan kalbin yumuşar ve ihtiyacın görülür'' Hadis'i Şerif
 Yetim bir Peygamber’in ümmeti olarak, yetimlerin korkulu rüyalar görmediği, huzur içinde uykuya daldığı evler kurmak istedik. Bu gayeyle giriştiğimiz maraton, sizlerin desteğiyle  çok kısa sürede, çok güzel neticeler vermeye başladı. İpekyolu coğrafyasında,  Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan gibi farklı ülkelerde beş yetimhanemiz hizmet veriyor.  İlâhî bir takdirle annesini, babasını yahut her ikisini birden kaybetmiş masum yavrular, gerçek bir aile şefkatiyle büyütülüp, geleceğe hazırlanıyor. Hatıralarımızdan bir tanesini bu vesileyle paylaşmak isteriz. Yetimhanemize yeni gelen bir kız çocuğu, tırnaklarını kesmekte olan görevli ablasına bakıp ağlamaya başlar. Görevlinin niçin ağladığını sorması üzerine küçük kız, “daha önce kaldığım yetimhanedeki görevli, tırnaklarım uzun olduğu için bu parmağımı kırmıştı” der, “siz ise benim tırnaklarımı kesiyorsunuz, annem gibi…” Bu ve benzeri yüzlerce hadise, bize mesuliyetimizin ne kadar büyük, ne kadar ağır olduğunu gösteriyor. Çünkü bizim açmakta geciktiğimiz her yetimhane, kimbilir hangi yetimin, yetimlerin eziyetten kurtulmasını geciktiriyor... Kırgızistan Kültür Bakanının, ülkedeki bir yetimhanemizi ziyaretlerinde,  o minik yavrularla görüştükten sonra kürsüye çıkıp, “Allah kimseyi yetim bırakmasın. Bırakacaksa da sizin elinize bıraksın” demesi, omuzlarımızda hissettiğimiz bu yükün, bu emanetin ne kadar büyük olduğunun bir başka ifadesi.

İlgili Blog Yazıları


İpekyolu Asya derneği olarak nerede mahzun bir yetim varsa oraya bir yetimhane inşa etme gayretindeyiz. Moğolistan'ın Hobda kentinde yetimhane inşaatı tüm hızıyla devam e Devamı »

Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Altınyuva yetimhanesinde yaşları 4-10 arasında değişen yetimler dünyevi ve uhrevi ilimlerinde kemale ermek için gayret ediyor. 7 yaşındaki Devamı »

Pakistan Lahor'da Süleymaniye İslam Kültür Merkezi (Suleymaniye Islamic Culture Center) 50 talebesiyle hizmete girdi. Devamı »