Kazak Türklerinin 100 Yıllık Ramazan Geleneği Niğde'de Devam Ediyor

 Niğde'nin Altay köyünde yaşayan Kazak Türkleri 60 yıldır Ramazan ayı boyunca köy meydanındaki otağda birlikte iftar yapma geleneğini devam ettiriyorlar.
22.12.2014
 

Niğde'nin Ulukışla ilçesine bağlı Altay köyünde yaşayan Kazak Türkleri, yaklaşık 60 yıldır köy meydanındaki otağda birlikte iftar yapma geleneğini sürdürüyor.

Altay köylüleri, köy meydanına yaptırdıkları Kazak kültüründe 'kiygiz, üy' denilen kıl çadırının benzeri yaklaşık 150 kişi kapasiteli betonarmeden otağda hergün iftar yemeğinde biraraya geliyor.

Kazak kültürünün yaşatıldığı duvar süsleri, halıları, yöresel kıyafet örneklerinin yer aldığı otağda verilen iftar yemeğine her yaştan köy sakini ile başka şehirlerden gelen Kazak misafirler de katılıyor.

- 50 çeşit iftariyelikle oruçlarını açıyorlar

Köy sakinleri ezanın okunmasının ardından 'çını' denilen porselen kasede sütlü çay ve küçük iftariyeliklerden oluşan 50 çeşit börek, pasta çeşitleri ve hurma ile orucunu açıyor.

Oruçlarını açan köylüler daha sonra akşam namazını kılıyor. Cami avlusunda kadınların pişirdiği yemekler, gençler tarafından otağa taşınıyor. Tek tek tepsilerde servis edilen ana yemekler, 6 kişilik küçük gruplar halinde yer sofrasına oturularak yeniliyor.

Köy Muhtarı Abay Orhun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1955 yılında Çin baskısı nedeniyle Altaylar'dan Türkiye'ye göçtüklerini, Türk devletinin kendilerine kucak açtığını, Ulukışla ilçesine bağlı Altay köyünü kurduklarını söyledi.

Her yıl ramazan ayında iftarda bir araya geldiklerini, bu güzel buluşmayı düğün, bayram ve taziye yemeklerinde de tekrarladıklarını anlatan Orhun, "Kazak Türkleri olarak yaklaşık 60 yıldır ramazan ayında her gün otağda birlikte iftar yapma geleneğini sürdürüyoruz" diye konuştu.

Yüzlerce yıl atalarının yaşadığı çadırları yeni nesile hatırlatmak için köy meydanında otağı kurduklarını vurgulayan Orhun, "Burada 150 kişiyi ağırlayabiliyoruz. Düğün salonu olarak da kullanıyoruz, taziyeler burda yapılıyor, iftar yemekleri burda veriliyor. İftar davetini maddi durumu iyi olanlar ve muhtarlık veriyor. Ramazan sofrası bereketli bir sofradır" ifadelerini kullandı.

- Sütlü çayı unutmadılar

Türkiye'deki iftar sofralarından farklı olarak, yemekten sonra değil önce çay içtiklerini belirten Orhun, şöyle devam etti:

"Anavatanı Kazakistan olan sütlü çay geleneğini 60 yıldan beri Altay köyünde sürdürüyoruz. Çayı içerisine süt ilave ederek, çeşitli baharatlarla isteğe göre tuzlu ya da şekerli içiyoruz. Bardak yerine çını (porselen kase) kullanıyoruz, çocuklarımız da çok şükür bize uyum sağladı. Biz de bir atasözü vardır "elli senede el yenilenir" diye. Artık bu jenerasyon değişir, yenilikler başlar. Biz buraya geleli 60 sene oldu. İnşallah Cenab-ı Allah bize kültürümüzü unutturmaz. Kültürler unutulmadığı sürece milletler de var olur."

İftar programına katılmak için Zonguldak'tan gelen Metin Kazak, köydeki ramazan kültürünü yaşatmak ve akrabaları ile birarada olmak için her sene Altay köyüne geldiğini söyledi.

Kazak kültürünün köyde canlı tutulmaya çalışıldığını ifade eden Kazak, "Köyümüzde hala kazakça konuşulur. Benim çocukluğumda köyde 166 hane vardı şimdi azaldı 40 haneye düştü. Türkiye'de yaşamaktan ve kültürümüzü yaşamaktan çok mutluyuz" diye konuştu.

Betül Abbak- AA